<$

Flickr Seçmeleri

  • Matteo 06
  • Sleep
  • Darkroom & Backroom

  • Roger
  • E. E.
  • Dannial
- <$İçimdeki Ayıfont>

<$
alone sad bear ayı yolculuk

Yazamıyorum...
Kelimelerinizi ödünç alabilir miyim?
Peki ya düşlerinizi verir misiniz bana?
Sanırım hayır.
Peki düşlerinizin neresindesiniz?
Kenarda duran bir biblo gibi mi yaşıyorsunuz hayatı
Yoksa denizde bir gemi gibi mi...

Yaşamıyorum...
Yaşamak için cümlelerime ihtiyacım var
Yoksa sadece en fazla bir cümlede varım
Başka birindeyse etken hayata edilgen bir duruş...

***

Gidiyorum 2 hafta kadar yokum, bavul neredeyse hazır. Ben mi? Ben hiç hazır olmadım ki, olmalı mıydım orasıda bir bilinmeyenli çoklu denklem ama sanırım hayat bu hazırlıksızlıklar içerisinde doğup gelişenler oluyor.

Yazabilecek miyim bu zaman zarfında bilmiyorum, ama kimbilir belkide başka bir arkadaşımız bu zaman içerisinde içindeki ayı ile bozuverir bu sessizliğe. Yine altını çizecem sanırım hatta çizdim işte ; bir önceki yazıda da geçtiği gibi sizde içinizdeki ayıya ses vermek istiyorsanız bu yazıya mevcut google hesabınızın kullanıcı adı, email adresini yorum olarak eklemeniz yeterli. Veyahut icimdeki_ayi@yahoo.com mail adresi üzerinden benimle iletişime geçmeniz...

Sevgilerle...

Etiketler: , , ,

Yorumlar Ana Siteye Aktarılmış ve Kapatılmıştır www.icimdekiayi.com
- <$İçimdeki Ayıfont>

<$

Evet katılıyorum resim çok büyük. Ama bugün büyük gün, daha doğrusu düşünce bazlıda olsa benim için güzel bir gün. Bundan tam bir yıl önce google da yapmış olduğum "Juan Gelman Şiir" araması sonucu başlamıştı herşey. Hatta ilk yazımdan alıntı yapacak olursam;

Ben masumum, sıradan gibi başlayan bir cumartesi günü elimde çayım bilgisayarımın başına gelmişken google'da yapmış oldugum "Juan Gelman Şiir" şeklindeki arama ile başladı herşey. Arama sonuçlarında sevgili gaykedi'nin bloguna girmiş bulundum. Ne yazık ki blogda karşılaştıgım sadece Juan Gelman'ın adının geçtigi bir yazı idi ancak blogda diger yazılarada bakmaya başlarken çoktan şiirleri bir kenara bıraktıgımı farketmem fazla sürmedi. Yazıları ard arda okurken yorumlarda geçen küçük atışmalar, tartışmalar ve gülüşmeler le Nakhar , GriŞehirSakini ve To Be Gay or Not To Be Gay ile tanıştım.

Yazılanlar bu kadar sıcak ve gaza getirici olmasaydı sanırım "içimdeki ayı" fısıldamaz dı bana "Hadi, Daha ne duruyorsun" diye. Ve işte durmadım da, kolları sıvayıp kendimce bişeylere başlamış bulundum.

şeklinde bir başlangıçtı içimdeki ayının konuşmak isteyişi. Şimdiyse tam bir yıl olmuş, blogcuk bir yaşına basmış. İyi ki de doğmuş... Ancak ortada konuşulması gereken bazı gerçekler de var ve birazda zamanlama olarakta bu günü seçtim.

Öncelikle zamanında çokça dile getirdiğim Proje Grubu için destek veren bir çok arkadaş olmasına ragmen ne yazık ki kodlama kısmında tek kişi oluşumdan ve aklımdaki projeler için benden daha fazlasına ihtiyaç olduğundan bir şey yapamadık. Yavaş yavaş kendi çalışmalarım var ama ne zaman bitecek bilmiyorum, öncelikli başka projelerim söz konusu olduğu için gerekli özeni gösteremiyorum.

Diğer bir sorun ise farkedildiği üzre son günlerde meydana gelmiş olan sessizlik. Evet bunda şu aralar yaşadığım fizik kimya durumlarımın birbirine girmiş olması, aklımın artık düşünmek yerine düşünmemeyi seçmiş olması nedeni büyük ama bloggerında bunda etkisi fazla. Bir kaç gündür ara ara aldığım sistem hataları ve bir türlü beceremediğim aklımdaki tasarım ile SEO denen mereti doğru düzgün yapamıyor oluşum nedeni ile yaz başı veya sonu gibi sanırım (eminim ama neyse) taşınma söz konusu olacak. Neyse taşınmayı şimdilik bir kenara bırakacak olursak ne zamandır aklımda olan bir fikri söylemek istiyorum. Sizin de içiniz de bir ayı var mı? O da zaman zaman konuşmak istemez mi? ister derseniz yapmanız gereken hali hazırda mevcut bir google hesabınızı veya kullandığınız e-mail adresini bana bu yazıya yorum yazarak (yorumlar öncelikle benim tarafımdan görüldüğünden adresiniz 3. bir kişinin eline geçmeyecektir) bildirmeniz veya icimdeki_ayi@yahoo.com mail adresimden iletişime geçmeniz. Böylelikle sizde "içimdeki ayı" üzerinden içinizdeki ayıya ses vererek yazılarınızı paylaşabileceksiniz. Sadece istemeniz yeter.

Yakın zamanda yaklaşık 2 hafta gibi bir süre için şehir dışına çıkıyor oluşum nedeni ile şimdiden bir sessizliğin olabileceğini belirtmekte istiyorum. Tabi elimden geldiğince olmamasına çalışacağım ama dediğim gibi dilerseniz sizinde yardımınız ile bu sessizliği beraber ortadan kaldırabiliriz...

İçimdeki Ayı'nın fısıltılarına kulak vermiş olan herkese sonsuz teşekkürler. İyi ki varsınız...

Etiketler: , , , , , , ,

Yorumlar Ana Siteye Aktarılmış ve Kapatılmıştır www.icimdekiayi.com
- <$İçimdeki Ayıfont>

<$

Hikayenin devamını orjinal boyutta okuyabilmek için yukarıdaki resmine tıklayınız.

Etiketler: , , , , , ,

Yorumlar Ana Siteye Aktarılmış ve Kapatılmıştır www.icimdekiayi.com
- <$İçimdeki Ayıfont>

<$
ayı resim bear wallpaper picture

Her ne kadar bir simge olarak kullanılmış olsa da (tamam benzerlik fazla) sanırım kendini ayı alt kültüründen hisseden tüm eşcinsellerin (ayrımcılık olmasın herkes sever ama konumuz malum) ayılara karşı bir ilgisi vardır. İçimdeki Ayı'nın düzenli ziyaretçilerinden iseniz şundan eminim ki evinizin bir yerinde en azında bir ayı biblosu, oyuncağı veya başa bir şeyi vardır. Hatta şundan da eminim ki içimizde benim gibi anahtarlığından, kalem kutusuna kadar bir çok şeyde ayı olmasına rağmen ayılardan oluşmuş oyuncak koleksiyonu olanlar vardır :D Çok mu abarttım?

Geçenlerde (2 hafta önce kadar sanırım) bir rus sitesinde 1600x1200 çözünürlükte küçük ama ciddi anlamda güzel yüksek kalitede ayı fotoğrafları buldum. Özellikle duvar kağıdı (wallpaper) olmaya ideal bu resimlerde 10 tanesini .rar layıp (3,57 MB) rapidshare e gönderdim. Yukarıda 6 tanesinin ön izlemesini görebildiğiniz bu resimlere buradan (3,57 MB) ulaşabilirsiniz...


Etiketler: , , , , , , , , , ,

Yorumlar Ana Siteye Aktarılmış ve Kapatılmıştır www.icimdekiayi.com
- <$İçimdeki Ayıfont>

<$

Yalnızlık hissinin beklide en çok kapladığı mekandır şehirlerarası bir yolculuğun cam kenarı. Sevdiğiniz insanlardan ayrılmanın üzüntüsü ile sevdiğiniz insanlara kavuşmanın sevincinin en kavruk olup yanınıza oturacak olan birkaç saatlik yaşamın içinizden kaç buz dağını eriteceğini bilemediğiniz anlar…

Otobüstesiniz. Çoğu zaman uçağa binmekten korkan, çoğu zamansa geç kalınmış bir rezervasyonun eşliğinde otobüstesiniz…

Dakika bir ve gol. Hayat koşuşturmaca sının hiçbir anında aklınıza dahi gelmeyecek olan hüzünler çoktan sıraya girmiş ve sizden ne koparacaklarını beklemeye başlamışlardır. Tam 7 yıl, evet evet tam 7 yıl önceydi değil mi onunla çıktığınız yolculuk. Yolun hiç bitmemesini isteyişiniz, karanlıkta öylesine özgür elini elinize sarışınız. Evet evet tam 7 yıl 4 gün önceydi bileti almak için evden çıkışınız, senin bileti alırken onun seni kapıda bekleyişi. Tam 7 yıl 4 gün önceydi içinden bilet satış görevlisine 2 bay değil de biz bir çiftiz diye not düşmesini isteyişinin. Acaba söylese miydin? Ne olurdu ki? En basitinden hostes kız ineceğiniz yeri ikinize birden değil de sadece birinize sorardı beklide. Daha fazla ne olabilirdi ki? Elini sıkıca sarmak için beklemezdin beklide ışıkların kapanmasını. Bekler miydin? Az çok tanırım seni, sen yine de beklerdin…

Gördün mü daha yolculuğa başlayalı 10 dakika bile olmamışken 7 yıl öncesine dönmüştün bile bir düşünceyle. Acaba şimdi neredeydi? Aslında zaman düşünmeyi kesmeni sağlamıştı ama yine hatırlamıştın 3 yıl önce sensiz çıkılan bir yolculuğun sana dayanmayı ve alışmayı öğrettiğini.

Adı kemalmiş yanına oturan adamın. Hani dışarı değil de biraz içeri salsan bakışlarını gerisini de öğreneceksin ama adı kemalmiş. Uzunca bir yolculukta, uzunca bir hüznün listesine bakınca yeterli oluyormuş yanındakinin adını bilmek. Zaman kalırsa hüzünden sabah servisinin yanına ekstra alınabilinecek bir yaşam, adı kemalmiş…

Aklında yıllar yılları kovalamaya başlayıp, yüzler yüzlere dönüşürken dalıverirsin böylesi yalnızlıklarda uykuya ve uykunun peşi sıra gelir gözlerini fal taşı gibi açacak olan yarım saatlik hostes sesi ile mola. Yeni kapanmanın zorluğuyla ovuşturularak açılmaya çalışılan gözlerin ile gördüğün ilk manzaradır "ne işi var bu insanların bu dağ başında " cümlesini sarf ettiren sana. Dağ başı değildir aslında ama gel gör ki güzelim türkçede yoktur bu geçici insanların sıcaklığına yatırım yapılmış olan mola yeri yalnızlıklarını ifade edebilecek bir şey. Sen daha kendine gelmeye çalışırken senden çokça zaman önce gelip, mekanı benimsemiş bir polyanna yanaşır yanına ve "Abi çay" sorusunu yöneltir. Çay mı? der zihnin o an, bu yalnızlık bu sessizlik ve çay… Etrafa bakarsın, çoğunluk böyle yapmaktadır ve sende başlarsın çayın sıcaklığını içine enjekte etmeye. Çoğunluğa uyarsın kimi zaman…

Ardından yine yollar. Şehirler şehirlere karışıp tabelaları okuyamamaya başladığın anlarda fark edersin aslında… Otobüstesindir ve daha çokça hüzün vardır listende.

İyi yalnızlıklar…

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yorumlar Ana Siteye Aktarılmış ve Kapatılmıştır www.icimdekiayi.com
- <$İçimdeki Ayıfont>

<$
anlayış heterofobi empati

Eminim tamamen saf bir niyetle ortaya çıkıyor ama son zamanlarda heterofobik eşcinselleri görmek, yazdıklarını okumak üzücü geliyor bana. Bunca zaman homofobiyi aşmak için adına yaptıklarımızı, yapılanları bir kenara bırakıp heterofobi ile nasıl mücadele edebiliriz diye tartışmalara başlayacağımız günler pek uzak gibi görünmüyor.

Umarım beni kimse yanlış anlamaz ve kimseyi zan altında bırakmam ama özellikle 20 yaş altı eşcinsellerde bu durumu fazlasıyla görmekteyim. Bilmiyorum belki de 20 yaş üstünün artık bıkmışlığından da olabilir ama yeni nesil olarak adlandırılan bu yaş grubu fanatikçe bir düşünce yapısı ile geliyor veya ben fazla abartıyorum bu durumu, umarım da öyledir.

Artık duyulanlar, olanlar öyle bir son noktaya geldi ki (siyaset dahil) herhangi bir küçük durumda veya yanlış anlamada gözünü kapatıp ağzına geleni savuran bu düşünce tarzı nasıl olur da kendinin anlaşılmasını isterken karşı tarafı hor görmeye çalışır bilemiyorum. Kim bilir belki de ezilenin ezene savurduğu yumrukları kahramanlık olarak görüyor olmasındadır...

Heterofobiye HAYIR!

Youtube'un bir açılıp bir kapanması nedeni ile şuan video eklemek boş bir eylem olacağından sevgili @gaykedi den esinlenerek çaldığım fikir ile şuradan dinleyebileceğiniz şarkının (Bülent Ortaçgil – Her şey Sevgiyle Başlar) bir mısrası bile birçok şeyin çözümünü ortaya koyuyor...
...
Yanımda Dur
Usulca Koluma Dokun
Al Ellerim Senin Olsun
Yüzüme Bak Sana Anlatacak
Çekinme Güven Bana
Herşey Sevgiyle Başlar
...

Not : Bakalım ne olmuş serisi 2. si çıkmadan durdu gibi görünüyor ancak bazı nedenlerden dolayı (strateji hatası) biraz ertelenmiştir.

Etiketler: , , , , , , ,

Yorumlar Ana Siteye Aktarılmış ve Kapatılmıştır www.icimdekiayi.com
- <$İçimdeki Ayıfont>

<$
(Başlamadan önce küçük bir not: Sağ üst köşede yer alan "Flickr Seçmeleri" kısmı yenilenmiş ve artık tıklandıgında resimler açılır durumdadır.)

Pembe Gri hakkında olacak bu yazı için öncelikle sabah gazetesinden şu alıntıyı yapmamız dogru olacaktır sanırım.

"Lezbiyen, gay, biseksüel, travesti ve transseksüel oyunculardan oluşan Pembe Hayat Tiyatro Topluluğu'nun Ankara'da sahnelediği "Pembe Gri" adlı oyun kapalı gişe oynuyor. Yoğun talep sebebiyle tekrar sahnelenen oyunun oyuncuları ve yönetmeni ilgiden memnun olduklarını açıkladı. Yönetmenliğini oyunun yazarı Zeynep Özcan Akbal'ın üstlendiği "Pembe Gri"nin başlıca oyuncuları İsmail Alacaoğlu, Sera Can, Melis Özcan, Barış Sulu ve Derya Tunç. Oyuncular, "Bu oyunda, cinsel yönelimimizden veya cinsiyet kimliğimizden dolayı yaşadığımız ve bize yaşatılan sorunları tüm çıplaklığıyla insanların gözü önüne seriyoruz. İnsan olduğumuzu görmenizi istedik" diyor."

Özellikle Ankarada olan ve kesin izlerim dediğim tiyatro oyunları sırasında ne şans (!) ise şehir dışında oldugum için bunun artık benim kaderim oldugunu düşünen bendeniz sanırım şeytanın bacagını bu sefer kıracak gibiyim. İl gösterimi 27 Ekim, İkinci gösterimi ise 14 ocakta yapılan Pembe Gri yi bir türlü izleyememiş biri olaraktan çekirge bir sıçrar, 2 sıçrar 3. yakalanır misali bu pazar yapılacak olan matine gösterimini izleyecegim (bi aksilik olmazsa).

Bugün tüm üşengeçligimi üzerimden atıp Ekin Sanat Merkezine dogru (yolu bilmesemde) yola koyuldum, öncesinde yapılacak olan banka işlerini halletme sırasında sevgilimden almış oldugum telefondan adres destegi ile artık varış adresimin yerini biliyordum ki gelen ikinci arama ile bugün Ekin Sanat'a bilet bırakılmadıgını ögrendim. Üşengeçligini yeni kırmış biri olarak yarın tekrar gelir miydim (gelirdim) emin olmadıgım için alternatif çareler üretmeye başladım. Aklıma homolojide yazan biletin kaosgl de de satılıyor oldugu idi. Ama şöyle bir sorun vardı ki nerede idi bu kaosgl :) (Uzun yıllardır şehir dışında idim o nedenle ayıplanmasın dimi) yine sevgilimden gelen koordinatlar ve google map destegi ile kaosgl'in kapısına dayandım. 12 numarada olan derneğin binanın kaçıncı katına denk geldigini bilemedigimden asansör degilde merdivenleri tercih etme gafleti ile nefes nefese kaosgl kapısındaydım. Yaklaşık 5 dakikalık sıcak ve güler yüzlü bir misafirligin ardından ne yazık ki Kaosgl'ede biletlerin bırakılmamış olmasını ögrenmem (çok kınadım bu durumu ama bu bir ilkti ve olurdu böyle şeyler sanırım) hoş olmamıştı.

Neyse Barışın biletlerde numara olmadıgını söylemesi ve oyun günü gişeden de alınabilecegini belirtmiş olması biraz rahatlatmıştı beni ama yinede bi firsatını bulup oyun gününden önce biletleri (kesinleşen 3 kişi gelme olasılıgı olan 2-3 kişi ile beraber olası bir 5-6 kişilik grubuz) almak daha iyi olacaktır.

Oyun hakkında çıkan sabah gazetesi haberine buradan , sabahın kültür sanat ekinde yer alan kısıma ise buradan, medyatava haberine ise şuradan ulaşabileceginiz gibi izlemek isterseniz buradan youtube sayfasına erişip izleyebilirsiniz.


Oyun 17 Şubat pazar günü Ekin sanat merkezinde (menekşe 1 sk. 8/a) saat 15:30'dadır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Yorumlar Ana Siteye Aktarılmış ve Kapatılmıştır www.icimdekiayi.com
Eşcinsel Temalı Filmler, Eşcinsel Film, Gay Film

Arşİv

Sİnema Üzerİne

Müzİk Üzerİne

Duyuru & Haber

Bear Art

Reklamlar ve AyIlar

Maİl Bİldİrİmİ

Mail Bildirimi Ne Demek?

FeedBurner tarafından saglanan bu hizmet ile blogta yayınlanan her yeni yazıyı anında mailinize gönderiyoruz. Tek yapmanız gerek yukarıdaki kutucuga mail adresinizi yazıp "Ekle Beni" dedikten sonra açılan küçük pencerede güvenlik kodunu dogru şekilde girmeniz ve onaylamanız.
KAPAT
Rss Ne İşe Yarar?

RSS Reader'ınız ile siteye eklenen yazılardan anında haberdar olabilirsiniz. Her seferinde siteyi kontrol etmekten kurtaracak olan bu özellik için herhangi bir program kullanmıyorsanız. Tavsiyemiz web tabanlı olan Google Reader'dır. RSS hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.
KAPAT

YERLİ BLOGLAR

~gaykedi~ DİAGONEL Fenasi Kerim Draga - Bloglandım GLBT Filmler - Timmy Deli AYI Deli Saçması NaKHaR Kedi Ayu TatlıDillim Eşcinsel Sayıklamalar

YABANCI BLOGLAR

WOOF! - Per una Cultura degli Orsi BearMythology’s Weblog Chubarama Ursulalala

Bağlantılar

İçİmdekİ Sesler

Kimdir , Nedir İÇİMDEKİ AYI : Yakında yazılacaktır...