Bazen arada kaçan şeyler olabilecegi ihtimali ile "bakalım ne olmuş" şeklinde bir seriye başladım. Bir süredir de sitenin hangi gün hangi zaman diliminde ziyaret edildigini gözlemledigim için aralarında en düşük orana sahip olan perşembeyi ise en ideal gün olarak seçtim. Eger haftalık yapmayı becerebilirsem, olup bitenin bir raporu niteliğinde bir yazı olabilir ama zaman ne gösterir bilemiyorum. Zira başlayıpta devamını getiremediğim 3-4 seri var sanırım. Neyse, bakalım ne olmuş...
15 kişi RSS desteğinden yararlanırken bu hafta en fazla okunan yazı Leather Subculture olmuş. 16 dakika 20 saniye ortalama görüntüleme ile istanbul ayı haftasonu yazısı ise en fazla zaman geçirilen yazı olmuş. Bloga arama yolu ile ulaşanların en fazla kullandıkları üç kelime "sex" "gay bear" ve "murathan mungan" olmuş. Bloga en fazla ziyaretçi gönderen ise % 20,80 oranla blogcatalog.com olmuş.
Diger bir yanda blogun yan tarafından bulunan dergi sunumlarına daha rahat erişilebilinmesi için bunları "dergi - magazine" başlıgı altında seçilebilir menü şeklinde degiştirdim. Şuda olsa daha iyi olurmuş veya şu olmasa daha iyi olurmuş dediginiz her konu için aşagıdaki PENÇELE kısmını kullanıp bildirmeniz yeterli olacaktır... veya iletişim için icimdeki_ayi@yahoo.com mail adresimi kullanabilirsiniz.
Yaşam süzgecime takılanlar ve Pembe Gri başlığında yeni bir blog çalışmasından bahsetmiştim hatırlarsınız. Artık haberinin yapılmasının zamanıdır diye düşünerek bu yazıyı kendilerine azr ediyorum...
Bahsettigim gibi şu aralar fazla olmasa da bir dönem bolca GLBT kapsamındaki filmleri izledikten sonra bloga ekleyesim oluyordu. Ara ara dayanamayıp eklediklerimde oldu ( bear - ayı kapsamı dışında) ama eklemekle eklememek arasında gidiş gelişler yaşanarak gerçekleşti.
Bu yeni blog ile artık filmleri direkt olarak oraya eklemeyi düşünüyorum. Film tanıtımı, Fragmanı, DVD kapak ve stickerlerı ile düzenli bir şekilde güzel bir arşiv olacagına inanıyorum. Hatta bu inanışın yanı sıra sevgili Leadros'un da desteği ile blogu beraber çekip çekiştirecegiz.
Şöyle kısa bir site değerlendirmesi yapacak olursak;
1-) Şuan için filmlerin paylaşım şekilleri Emule ve Rapidshare şeklinde. Yan tarafta bulunan kategoriler kısmından istediğiniz paylaşım şekline tıklarsanız o paylaşım şekline göre filmler listelenecektir.
2-) Aynı şekilde fimleri anahtar kelimelere göre değil de türlerine göre sınıflamak daha iyi olacagından yan traftan. Dram, Romantik veya Komedi gibi kategorileri seçerek ilgili filmleri listeleyebilirsiniz.
3-)RSS Desteği bu blog içinde geçerli. Aşagıda görmüş oldugunuz ( evet büyük biraz ama hoş) RSS ikonuna tıklayarak RSS okuyucunuza ekleme yapabilirsiniz. Böylelikle acaba yeni birşey varmı diye düşünmenize gerek kalmadan yeni filmler eklendikçe size gönderim yapabiliriz.
Şimdiden iyi seyirler dilegiyle. Bunun yanı sıra vakit buldukça eklenen filmeri "içimdeki ayı" blogunun henüz karar verememişte olsam sağ veya soluna ekleyecegim. Böylelikle erişim daha iyi olacaktır.
Not:Ara ara bende ekleme yapabilirim diyen arkadaşlarımız var ise icimdeki_ayi@yahoo.com mail adresineme mail adreslerini göndermeleri yeterli olacaktır. Göndereceğimiz davet ile blogumuza ekleme yapabilirsiniz. Pek olmaz, hani kırk yılda bir belki eklerim dahi derseniz kapımız sonuna kadar açıktır...
Uzun süreli bekleyişimin ardından bugün başlıkta da belirtiğim gibi sonunda "Damadı Öpebilirsin" (I Now Pronounce You Chuck and Larry)'i izleme şansım oldu. Gerek kaliteli bir sunumunu beklemiş olmam gerekse iyi bir çevirisini beklemem nedeniyle ancak bugün izleyebildim. Sinemada neden izlemedim o zaman dediğinizi duyar gibiyim ama kem küm durumları :) Neyse, ciddi anlamdam bekledigime değen bir film oldugunu söyleyebilirim Damadı Öpebilirsin'in. Empati düzeyinin fazlasıyla yüksek olmasının yanı sıra aşk, sevgi ve dostluk kavramlarına farklı açılardan bakmayı becerebilmiş eğlenceli bir film. Aslında kendim filmin incelemesini yapmak isterdim ama kesin bir yerlerinde eksiklik yaparım diye düşündügümden alıntı yapmak istedim sinema sitelerinden. Ancak gelin görün ki incelemeler 4-5 satırı geçmemiş. O nedenle gerek konuyu iyi özetleyişi gerekse elde olanların en iyisi diyebildigim Ntvmsnbc haberini ekliyorum yazıya.
Eğer izlemedi iseniz en kısa zamanda izlemeniz gereken bir film Damadı Öpebilirsin.
Chuck Levine (Adam Sandler) ile Larry Valentine (Kevin James) son derece iyi niyetli iki itfaiyecidir. Daima omuz omuza çalışırlar. Birbirleri için yapmayacakları özveri yoktur. İkisi de itfaiye örgütünün gururu ve gözbebeğidir. Dul bir erkek olan Larry’nin tek isteği ailesine kol kanat germektir. Buna karşılık arkadaşı Chuck, “bekarlık sultanlıktır” düşüncesindedir ve bağımsız hayatın tadını azami derecede çıkartmaktan, gününü gün etmekten yanadır.
Büyük bir yangında Larry, Chuck’ın hayatını kurtarır. Chuck ona karşı kendisini borçlu hissetmektedir. Öte yandan hukuki bir engele takılarak kendi hayat sigortasına öz çocuklarını mirasçı yapamayan Larry, arkadaşının minnet duygusundan yararlanmaya karar verir. Chuck’ın yapacağı tek şey, resmi evraklarda Larry’nin domestik partneri (ABD’de birlikte yaşayan gay ve lezbiyenlerin yasal haklardan yararlanmak için yaptığı sözleşme) olduğunu öne sürmektir. Bu çok kolaydır. Nasılsa gerçeği ikisi dışında hiç kimse bilmeyecektir.
Ancak ince eleyip sık dokuyan, aşırı titiz ve çok müşkülpesent bir bürokratın durumdan kuşkulanması üzerine iki arkadaşın yaptığı sözleşme kent çapında sorun haline gelir. Konu artık gizli olmaktan çıkmış, gazete manşetlerine taşınmıştır. Öyle olmadığı halde yeni bir evli çift gibi davranmak zorunda kalan Chuck ile Larry, iki yetişkin erkeğin tek çatı altında yaşamasının getirdiği binbir çeşit zorluklarla mücadele vermek zorundadır.
Emule Kullanıyorsanız CD1 için buraya CD2 için buraya tıklayabilirsiniz. Toplamda 1,37 Gb
Torrent kullanıyorsanız Her iki CD için buraya tıklayınız. Toplamda 1,37 GB (site küçük bir üyelik gerektirebilir.)
Rapidshare Kullanıyorsanız
Şuan için tek cdlik sunumu yer alan film ile birden fazla sunuma buradan ulaşabilirsiniz. Ancak münkün ise DMT nin REPACK olarak çıkartmış oldugu sunumu indirin.
Her ne kadar bundan önceki film yorumundan veya tanıtımımdan bu yana birçok film izlmemiş olsam da saved! izlenipte hakkında konuşulmayanlardan farklı olarak "Evet, beni yazmalısın" diyen bir film oldu. Filmi izlerken uzun zamandır pek yapmadıgım yer yer kahkahaları abartma eylemim bile oldu. Bilmiyorum belkide ihtiyacım vardı :) Diger bir yandan Angels in America'da ikinci gözdem olan Mary-Louise Parker ıda filmde pek detaylı işlenen bir karakter olarak görmesede yer almış olması hoştu.
Mary tıpkı annesi gibi dinini baglı olarak yetiştirilmiş bir hristiyandır. Aynı şekilde okul arkadaşları olan Dean (aynı zamanda erkek arkadaşı) ve Hilary Faye de benzer şekilde yetiştirilmiştir. Ancak birgün havuzda suyun altında dean'in eşcinsel oldugunu itiraf edişi ile içinde bulundugu din, okul kavramları birbirine girmeye başlar. Hatta olaylar öyle bir karışır ki isanın dean'i kurtarmasını istedigini düşünen mary dean ile cinsel ilişkiye bile girer. Sonuç itibari ile herşey dean'i kurtarmak ve isa içindir. Ancak işler pekte mary'nin bekledigi gibi gelişmez. Ailesi dean'in odasında buldugu erkek dergileri nedeni ile onu eşcinsel,alkolik ve evli olmadan hamile kalmış olan insanların arındırıldıgı düşündügü AF YURDUna gönderir.
Din - ikiyüzlülük ve amerikan geçligi gibi kavramların birleştirilerek ortaya çıkartılmış olan Saved izlemediyseniz izlenmeliler listesine alınması gereken bir film.
FeedBurner tarafından saglanan bu hizmet ile blogta yayınlanan her yeni yazıyı anında mailinize gönderiyoruz. Tek yapmanız gerek yukarıdaki kutucuga mail adresinizi yazıp "Ekle Beni" dedikten sonra açılan küçük pencerede güvenlik kodunu dogru şekilde girmeniz ve onaylamanız.
RSS Reader'ınız ile siteye eklenen yazılardan anında haberdar olabilirsiniz. Her seferinde siteyi kontrol etmekten kurtaracak olan bu özellik için herhangi bir program kullanmıyorsanız. Tavsiyemiz web tabanlı olan Google Reader'dır. RSS hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.